22 Mayıs 2019 Çarşamba
21 Mayıs 2019 Salı
RAHİL
Kendi dünyasını unutmuş, kendi içine kıvrılmış,tüm olan bitenlerden habersiz soğuk bir taş değilim ki ben...Ah Temmuz
.. o günden sonra kenara çekilip her şeyden nefret ettim topraktan , böceklerden ve Musalla taşından....
Ben mi ağırdım yoksa omuzlarım mı?
Bu tabutu düşüme kim almış ,yalın ayak soluksuz,
Beni kim bırakmış.
Neden ayaklarım dolanıyor bu Temmuz gününde.
O kadar insan acıma mı birikmiş, zihnimi döve döve ! "başın sagolsun evlat" demeye kim getirmiş.
Kulaklarımı bastırıp sadece birkaçından kaçabilecektim.
Ve onlar beni anlamıyordu.
Ve ben yalın ayak buz kesmiş bedenine geldim.
Buz gibiydin.
Bu nasıl bir soğuk !
Yollara nasıl düştüm adım artık sürgün..
Bir "başın sağolsunun" bir dolu insana kavuştuğu yerdeyim. Bu çaresizlik öldürüyor beni...
Şimdi hangi çıkmaz sokağa çömelsem,
üzerime yıkılacak beton arıyorum ah bu Temmuz varya...
Bu musalla kimi eskitmiş!
BEN NERDE GÖRMEDİM YAS...
Böyle kim kavuşmuş
Toprağa bulandım,
Ey toprak sende kaldı baharım...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Gecelerin kokusu bir başka oluyor . Bu şehirde sokağa bir yankı, bulvarlara yalnızlık düşüyor. kandırılmış bir İsa gibi, çarmıha geri...
-
Dünya günlükleri Mavzer çığlığı Kocaeli st : 23:30, ...
-
"Zaman varken sev beni , bakarsın ölürüm belli mi olur ..."
-
Yaşım daha 24, 5 cenaze görmüşüm. Babamı gömmüşüm.. Kimsesizleşmişim. Yaşım daha 24, 5 kişi beklemişim. Umutlarımı yitirmişim. Yaşım daha ...