Dünya günlükleri
Mavzer çığlığı Kocaeli st : 23:30, 16.04.2022
Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması ben deyip susması, sen deyip ağlamakla kalması...
Belki vücudumdaki yaralara çare olabilirdim ama bana acı veren vücudum değildi; istırabima neden olan ruhumdu ve ona ulaşamıyorum.
Bugün babam diyor ki "kendini kapalı bir kutuya hapsettiğin için hep çocuk kaldın" büyümek istemeyişimi anlamıyorlar değişip özümü yitirmeme dayanamıyorum ama anlamıyorlar baba..
Şu son zamanlar hiç iyi değilim "ölmedim" ama çok istedim...
Adına "Yaşamak" denen ölümü düşündüm bugün. İçinde olup biten ne varsa ölçüp tarttım. Kursaktaki hevesten geçmişteki pişmanlığa, cehaletten gelen mutluluktan bilgeliğin açlığına.... Anladım ki, anlamadım! Yorgun ve hala umutlu her insan kadar deli ve sessizim.
Saate baktım 24 yaşındayım ....
Geç kalmadım...
Saate baktım buzlar ve çiçekler arasındayım..
Toprağa düşmeden.
Beni iyi dinleyin bu son görünüşüm..
Günler öylece kendi kendine geçsin diye bir camın arkasında durdum.
Bana dokunmasın istedim hiçbir şey.
Hiç bir şey yarama merhem olmasın istedim
İyileşecekse, hiçbir şeysiz iyileşsin diye bir camın arkasında durup akan hayata ve zamana baktım.
Öyle ya buz tutmuş penceremde sabahladım.
Bağrım nice soğuk aldı.
Hiç aldırış etmedim.
Saatleri karıştırdım.
Erkenden çıktım gittim işe.
Baktım daha bir buçuk saat var.
Ayaklarımı sürüdüm yollara.
Yüzlerce şarkı es geçtim.
Canımı çok yakan insanlara haykırmak istedim.
Kalbim dayanmıyor.... !!!!!!!!
Yemin ederim dayanmıyor lütfen acılarınızı alın gidin..
Bir kaldırıma zor attım kendimi.
Olabildiğince soluklanmak istedim.
Saat sabahın 7.30..
Bir cümle dudaklarımdan geçip beni ihlal etti.
Beni sevmeyen seni ne eyleyim..
Göğe sarılıp hıçkıra hıçkıra ağladım..
Hiç birinizi affetmeyeceğim...
Kalbimde bir lunapark varmış şimdi yerine bir otopark yapmışlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder