8 Aralık 2020 Salı

Rozerin

                                                                              9 Aralık 2020 

                                                                                  St : 03: 40

                                                                                     Kocaeli 

Boşluktaki bir sarkaç gibi sallanıyorum.

İçimdeki can ölmeye koşuyor...

Tükettiğim nefesler teker teker ciğerlerimi patlatıyor.

"Yorgun musun,

üzgün müsün ,

canım çok mu yanıyor ?" 

Bana sorulacak en yerinde sorulardı. 

Evet , diye bağıran bir stadyum dolusu ses duydum içimde. 

Çok yorgundum çok.

Yorgunluğum Tanrı kadardı...

Gönlümün huzurlu bir buruluk içinde olduğu zamanlardı. Bu zamanlar . 

Senden giderek uzaklaşmanın bir sancısı sarmaya başlamıştı beni. 

Ve öyle masalsı sevgilim.. 

Beni anlayamamışlığın beni kahrediyor...

Her gün gözlerinin içine avuç dolusu göz yaşı bırakıyorum sevgili.. 

Ben artık uyumak istiyorum Tanrım kaygısız ve telaşsızca.

Beklemeye değecek bir hayat değil bu tanrım. 

Ruhuma hüzünlü şarkılar dinletiyorum uzun zamandır. Eskidim..

Eksik hissetmekten yorulduğumu unutmak için çeşitli kitaplar okudum.

Bilmediğim dilde kulağıma hoş gelen tüm şarkıları dinliyorum bugünlerde. 

Insanların ahmak söylemlerine göğüs geremiyorum .

Çokça düşünüyorum çokça. Bu beni öldürecek..

Sevilmeyi hiç tatmamış bir çocuğun hayat hikayesi beni çok üzüyor...

Yıpranmış bedenler beni çok üzüyor. 

Gürültüler, kavgalar ve dini olguların her şeyde lanse edilmesi beni çokça yıpratıyor..

Farkettimde yağmur yağınca,

Kar yağınca,

Güneş doğunca ,

Yıldız kayınca bile 

Sevinemiyorum..

Hafızamda çatık kaşlı biri olarak yaşamak istemezdim. 

Hafızama güvenebilseydim harabeler içinde kaleler inşa edebilirdim. 

Ben her şeye veda etmeye hazırım...

Hoş geldin hoş gideceksin güneşin batışı Rozerin..



3 Aralık 2020 Perşembe

Hasar kayıtları kocaeli (1)


Not:  Herkesin terk ettiği , sizin keşfettiğiniz yer. Zihnime hoşgeldiniz ... 

                                                                      3 Aralık 2020 

                                                                                St: 19:46


Herkese merhaba,

Sana ise; görüyorsun işte;

Ayakkabım bağcığını yitirmiş.
Saçma sapan volta atıyor yüreğim.
Uzun zamandır yazmıyordum , vaktim yok değil de yazacaklarımı toparlayamamaktı benimkisi.
Şimdi ise istediğim bir hava istediğim bir şarkı istediğim bir son var .
Artık kafamı yorabileceğim bir yazım var.
Biliyor musun Suzidil ,
Mülteci gözlere devlet yasaktır diyorlar.
Sen de küllerinden doğan itaatsiz bir kelime kadar yasaksın bana.
Bugün uzun zaman sonra bir köpeği ellerimle besledim. Çok ürkek davranıyor ve bir o kadar da mutlu hissediyordum kendimi.
Talepkar duygularımla anlaşamıyor gibiyim değil mi?
Bak mesela ses tonum bu aylarda intikam alıyor gibi. Bir o kadar kaba-saba.. kulağımı yoruyor sesim.
Migrene gebe kalmış bir baş ağrısı çekiyorum birde. 
Ayaklarım bilmediğim bir dansa eşlik ediyor. 
Büyük tehlikeler umrumda değil .
Hiç uyumuyorum mesela.
Red etmeyi öğrendim.
Ve yaradan kokunu sürüyor rüyalarıma.
Her neyse ; geçelim..
Sonrasında ise uzun bir yolculuğu hak ettiğim aklıma geliyor kulaklığı çantamda bulmak için sabırsızlanıyorum.
Ve buldum. Sıradaki parçayı tahmin edebiliyorum :)) çünkü yol boyunca aynı şeyi dinleyeceğim.
Biliyor musun Suzidil,
Çok özledim her şeyi...
Şimdi gökyüzü kızılın her tonuna boyanmış kuşlar göç ediyor.
Ben hâlâ bir şeyleri özlüyorum , bilmiyorum ne olduğunu bir yeri özlüyorum hatırlamıyorum neresi olduğunu ama sanki hep var gibi sanki orayı bulsam nereye ait olacağımı bulacak gibiyim.
Rüyalarda kuş olup sınırlarımı aşabiliyorum.
Sana varıyorum.
Bence suç değil bu eminim. 
Rüyaları da denetleyen bir devlet yok sonuçta .
Rüyalarda sana mülteci değilim..
Gebe kalmış üzgün bir devlet var karşımda
bak bu sefer enflasyon devalüasyondan bahsetmiyorum.
Hâlâ karıştırıyorsun onları biliyorum.
Neyse siyasi konuşmayayım şimdi :)
pek anlamıyorsun.
Çürümüş şehirlerin bedenleri dans ediyor karşımda.
Sen hangi şehirdesin ?
Dur bi dakika !!
şuan en sevdiğim şarkı çalıyor.
Ve ben tuhaf bir sıkıntıyı taşıyorum üzerimde. Sarhoş olmak istiyorum fakat Allah'a sözüm var bozamam.
Neyse birden geldin aklımdan içimden.

  Gecelerin kokusu bir başka oluyor . Bu şehirde sokağa bir yankı, bulvarlara yalnızlık düşüyor.  kandırılmış bir İsa gibi, çarmıha geri...