18 Şubat 2022 Cuma

Kafamdaki Radyo

 

Kafamdaki radyo (part 1)

                                                         Kocaeli                                                                        18.02.2022 

Sonunda cesaretimi topladım ve oturdum karşıma,

üzeceksen 

sen kendini üz dedim,

başkasına ne gerek vardı yani.

sonra başkası dediğime döndüm benden öte bir ben.. 

Derin bir nefes yetmiyordu o dakikalar . 

On dakika bomboş duvara baktım, yedi sekiz şarkıyı ilk dakikasında değiştirdim. Aslında anlatmayı bıraktım da, bu gece içime bile atamıyorum.

Yazıp yazıp siliyorum. 

Pekte umrumda değil açıkcası. 

Kafamda susmayan 24 asırlık bir radyo var.. 


Ya arkadaşım, 

Bir ileri bir geri hep aynı melodi. 

Sıkıldım... 


Mental olarak o kadar yoruldum ki dümdüz bir sakinlik istiyorum. Yıkıcı kavgaları değil konuşabilmeyi, gürültülü eğlenceleri değil de sevdiklerimle kendi halimizde oturup sohbet edebilmeyi, Kimsenin kimseyi şüpheye düşürmediği sırt sırta verilen küçük çevreli bir hayatı yani.. 


Ne var çok mu zor... 

Zor tabi senin gibilerine.. 


Tamam tamam tamam.. 

Hayata dair ısrarcı olamamış olabilirim. Pek istikrarlı da sayılmam. Her şeyden çabuk sıkıldığım da doğrudur. Tamam; bir de bir geç kalma huyum var. (Aslında hiç geç kalmadım ama neyse) 

Çabuk yorulmuşta olabilirim.

Bazen gıcıklaşabiliyorum hak ediyorlar.

Sinirlenince sesimin tonunu kontrol edemiyor da olabilirim.

Son zamanlarda acayip duygusallaştığım da doğrudur. 

Kırılıyor olabilirim. 

Yalnız ağlıyor da olabilirim.

Sevdiklerimi de özlüyorum.

 Gereğinden fazla açıklama yapmam, yanlış anlaşılma korkusundan olabilir. 

Pişmalıklarla dolu da olabilirim. 

(walla ne yaptıysam hiç pişman değilim aferim bana) 

Kimseye güvenmediğimden, herkesle arama mesafe koyduğum zamanlar olabildiğinden de fazladırda zaten.( çekemem o suratlarınızı) 


Güçlü görünüyor olmam, her daim Allah'a sığındığım için olabilir. 


Her şeye rağmen gülümsediğim de doğrudur.

 ( bak o da ne biliyor musun komik video şeysi yani )

Ama neticede insanım işte. Yaralarımı göstermiyor olmam, yaralı olmadığım anlamına gelmez. (bir yara bandına hiç gerek yok yani) 


Benden öte bir ben.. 

Kafamın içindeyiz.. 

Nice yüzüne bakmayacağım insan var. 

Nefret boyutunu aştı zoraki dayanıyorsun işte. 

Hep içinde ötürü taşıyorsun. 

Bir gün patlayacaksın.. 


Kendime not, 

Kimse sana dağları sırtında taşı demiyor. Neden bu kadar, her şeye aynı anda yetiştirme derdindesin? Otobüsü kaçırmış olabilirsin ya da en sevdiğin filmin son seansına yetişememiş olabilirsin ama bu istediğin zaman tekrar ayağına gelecek olan şeyler. Neden bu kadar gerginsin?   Sadece iyi bir insan ol, dünyaya değişiklik kat. Insanların saçma sapan tavırlarını ve yaptıklarını senin yapman gerekmiyor. Kendi vicdanından başka doğru arama. Sana güveniyorum...

 

1 Şubat 2022 Salı

Hasar kayıtları.. (3)

 

Hasar kayıtları ( 3)

     

                     

                                                     Kocaeli 4.02.2022

Ölüm bir eve girince, sağ kalanları da biraz öldürüyor." diyor Peyami Safa.

Haklılık payını sorgulamak gibi bir niyetim yok. 

Sana anlatıyorum her gece baba... 

Şimdi kendi türkümü  yüzümü buruşturarak söyleyeceğim. Ve böyle yazacağım yine. 

Küçük bir başkaldırı bu yazamayacak kalemim utansın. 

Benim türkümün en acıklı yanı senin yokluğun.. 

Bir gün görüşmek üzere dinletilerde küheylanı hayat hikayem yapan canım babam.

Aldığınız nefes ciğerlerinizi acıttığı zaman konuşalım. 

Şimdi yaram yaranıza eş değil...

Dağılın.. 


Güzel şeyler yazmak istiyorum, umutlu şeyler.Sonra gülüşü çalınmış, umutları talan edilmiş benliğim aklıma geliyor.

Saat sabahın 5 'i

Güneş doğmadı henüz.

İçime konuşmaktan sesim kısıldı 

Kaybettim cevaplarımı.

Dahası susturamadım kendimi . 

Bir kaç ağrı kesici  yatıştırmaya yetmedi beni. 

Öylece darmadağın  kaldım baba.


Seninle son kez konuşamadık diye aylarca kafamla konuştum ben. 

Seninle son kez konuşamadık diye.. 


 kafamla konuştum Baba. 

Her gece yeni sahne oluşturdum kafamda. 

Her gece lisanımda olmayan kelimeleri buldum. 

Seninle paylaştım. 

Uyudum uyandım.. 

Ağladım, 

Delirdiğimi sandığım nice zaman oldu.. 

Olur olmadık yerde göz yaşımı dindiremedim. 

Babaaaa.. 

İyi değilim.. 


İçimdeki isyanları bastıracak gücüm yok. 

İçimdeki ayaklanmalar gün geçtikçe artıyor. 

Babaaa..

İçim 2 hece den öteye gitmiyor.. 

Kapşonum hala kapalı dizlerime gömüldüm. 

Kollarımdan tutup kaldıracak kimse yok. 

Kimsenin gücü yetmeyecek.. 

Biraz yürürsem geçer dediğim o his beni ulu orta ağlattı  

Koştum sana geldim Baba..

Bana kızma. 

Anlatamayacağım şeylerin ağırlığıyla gözlerimin dolduğu, başımı öne eğip ellerimle oynadığım o derdimi hiçbir yere koyamıyorum baba. 

Herkes gibi yaşasaydım eğer, yaşamı onlar gibi görebilseydim onlar gibi kabullenebilseydim çarşılar yeterdi avutmaya beni.

Belki bir gömlek, bir ayakkabı, bir elbise;ve daha nice eşya yeterdi yalnızlığımı örtmeye, kendimi göstermeye, varolmaya..

Ama yetmiyor baba.. 

beni ziyaret ettiğin tek yer uykum.. Baba

Onu da ziyan edemem.. Zayi olur yüreğime. 

 ben acı çekiyorum...

Çekmeye devam ediyorum. 

Özlüyorum..

Ben ne yapıcam baba...? 

Uyuduğun yerden uyan artık.  

Çok geç olmadı mı? 

Soruyorum baba çok geç olmadı mı? 


Gün aydınlıyor yavaş yavaş birazdan toparlanıp işe gidicem. 

Ve seni bekleyeceğim yine.. 

Bir gün sana benzeyen biri o kaldırımdan  geçecek diye ödüm kopuyor.. 

Ben ne yaparım o zaman baba.... 






  Gecelerin kokusu bir başka oluyor . Bu şehirde sokağa bir yankı, bulvarlara yalnızlık düşüyor.  kandırılmış bir İsa gibi, çarmıha geri...