26 Nisan 2022 Salı

Mecruh..


                        Mecruh,            

                                                          Kocaeli 

                                                         26 04.2022


 Unutmak denen mefhûm hayatımızda olmasaydı insan bunca acı ve kederle nasıl baş edebilirdi? 

Lügatta acıyı açıklayan onca kelime yükü varken nasıl olurdu da insan kırgınlıklarını dahi açıklamaya bir kelime bulamazdı.. 

 Aslında çok keskin bir ifade "iyiki insan hatırlıyor ve iyiki insan unutuyor" demek.

Şükür Allah'a Nisyan'la ödüllendirildik.. 

 Kalbinize yük ettiğiniz şeyleri azad edip, 

Bir kitabın can alıcı bir cümlesinde, 

bir denizin sonsuzluğunda, 

bir sesin veyahut sessizliğin içinde kendinizi bulmanızı temenni ederim..

Ki ben İnsandan Nisyan'a yol almış bir göçebeyim.. 

                                                            St:22:39

20 Nisan 2022 Çarşamba

Bizi karat

 Yaşım daha 24,

5 cenaze görmüşüm.

Babamı gömmüşüm..

Kimsesizleşmişim.

Yaşım daha 24,

5 kişi beklemişim. 

Umutlarımı yitirmişim.

Yaşım daha 24,

Bu saatten sonra güldüğümü göremezsiniz..

14.09.2021 şu tarih var ya şu tarih.. 

Çocukluğumu bir sabah ayazında ara sokakta kaybetti. Sordum birkaç kişiye çıkmaz sokağa girdi dediler. Sonra ne gören oldu ne duyan kayboldu o çıkmaz sokakta. Benimde ne aramaya gücüm vardı nede bulmaya umudu... öylece gitti... 

16 Nisan 2022 Cumartesi

Mavzer çığlığı

 

Dünya günlükleri 

Mavzer çığlığı                                         Kocaeli                                            st  : 23:30,  16.04.2022


Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması ben deyip susması,  sen deyip ağlamakla kalması... 


Belki vücudumdaki yaralara çare olabilirdim ama bana acı veren vücudum değildi; istırabima neden olan ruhumdu ve ona ulaşamıyorum.


Bugün babam diyor ki "kendini kapalı bir kutuya hapsettiğin için hep çocuk kaldın" büyümek istemeyişimi anlamıyorlar değişip özümü yitirmeme dayanamıyorum ama anlamıyorlar baba.. 


Şu son zamanlar hiç iyi değilim "ölmedim" ama çok istedim... 


Adına "Yaşamak" denen ölümü düşündüm bugün. İçinde olup biten ne varsa ölçüp tarttım. Kursaktaki hevesten geçmişteki pişmanlığa, cehaletten gelen mutluluktan bilgeliğin açlığına.... Anladım ki, anlamadım! Yorgun ve hala umutlu her insan kadar deli ve sessizim.


Saate baktım 24 yaşındayım ....

Geç kalmadım... 

Saate baktım buzlar ve çiçekler arasındayım.. 

Toprağa düşmeden. 

Beni iyi dinleyin bu son görünüşüm.. 


Günler öylece kendi kendine geçsin diye bir camın arkasında durdum.

Bana dokunmasın istedim  hiçbir şey. 

Hiç bir şey yarama merhem olmasın istedim 

İyileşecekse, hiçbir şeysiz iyileşsin diye bir camın arkasında durup akan hayata ve zamana baktım.


Öyle ya buz tutmuş penceremde sabahladım.

Bağrım nice soğuk aldı.

Hiç aldırış etmedim. 

Saatleri karıştırdım. 

Erkenden çıktım gittim işe. 

Baktım daha bir buçuk saat var. 

Ayaklarımı sürüdüm yollara. 

Yüzlerce şarkı es geçtim. 

Canımı çok yakan insanlara haykırmak istedim. 

Kalbim dayanmıyor.... !!!!!!!! 

Yemin ederim dayanmıyor lütfen acılarınızı alın gidin.. 

Bir kaldırıma zor attım kendimi. 

Olabildiğince soluklanmak istedim. 

Saat sabahın 7.30.. 

Bir cümle dudaklarımdan geçip beni ihlal etti.

Beni sevmeyen seni ne eyleyim.. 

Göğe sarılıp hıçkıra hıçkıra ağladım.. 

Hiç birinizi affetmeyeceğim... 



Kalbimde bir lunapark varmış şimdi yerine bir otopark yapmışlar.

11 Nisan 2022 Pazartesi


                                                             Kocaeli                                                                   11.04.2022

                                                             St:23:50


NE OLURDU.? BİR KERE DÜŞÜNSEYDİNİZ



kelimelerin yan yana dizilip oluşturacağı cümlelerden bu kadar korkacak ne vardı? kalbimi hızlandıran, yüzümü kızartan, zihnimi yoran, canımı acıtan, dişlerimi sıkıp tekrar gevşeten şey neydi?

tüm bunları senelerce yazmadan kendime söyleyip durmadım mı sanki. 

aynanın karşısında, 

otobüs durağında,

Ders çalışırken masanın başında, 

Çok mutluyken birden boşluğa daldığımda

yolun kenarında duran kedilere, 

balkondaki çiçeklere.

En çokta insanların gözlerine bakarken, 

Defalarca yankılanmadı mı boş odalarda sözlerim? 

defalarca kaçtığını sanıp dönmedim mi aynı kendime..? 

Döndüm... 

İsterdim ki her şey dönmekle son bulsun... 


Kendimi uzun uzun anlatmak ve susmak arasında gidip geliyorum çoğu zaman. Hiçbir zaman tam anlamıyla hissettiklerimi anlatamayacağımı, anlatsam bile anlaşılmayacağımı bildiğimden susmayı tercih ediyorum.

Hatta içimde biriktirdiklerimi kendime bile

anlatmıyorum.

Yazıp yazıp siliyorum hep, cümlelerimi

toparlayamıyorum.


Bir şeyler yolunda değil biliyorum fakat inatla her şey yolundaymış gibi davranıyorum. ( bu en çok beni yıpratıyor) 


Bazen düşüncelerim arasında kayboluyorum ve bazen de düşünmekten kaçıyorum. Böyle nereye kadar devam edecek diye sormuyorum artık kendime.

Çünkü cevabını bilmiyorum. Sadece bir köşeye çekiliyor sessizce yolunda gitmeyen ne varsa bir an önce son bulmasını bekliyorum..


Yani nedir ki bu, 

Nasıl bir çıkmaz. 

Hiç bir fikrim yok. 

Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer...

Kafatasımın içini, bir küçük huzur adına

aynalarla kaplattım, 


ölü benim, 

Paniğini kukla yapmış birşeyleri  asla unutamayacak hasta bir çocuğum ben.

Bunu biliyorum....

Elma şekerlerini bu yüzden seviyorum.

Hepiniz biliyorsunuz zaten...( ne acı demi ) 


Bu kadar korkmayın cümlelerimden.. 

Cümlelerim de benim gibi... 

Aslında kendimi yalnız hissetmiyorum. Kendimi yalnız hissetmem için kendimi hissetmem gerek. Benimse içimde koca bir boşluk var.  ( Allah insanı en büyük iddiasından vurur biliyorsunuz demi umarım sizlerde vurulursunuz) 

Hiç olmayacak bir şeyi bekliyormuşum gibi...

Hatta ne biliyor musun, 

Ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı. Kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok. Bense çoktan vazgeçtim tırnaklarımı uzatmaktan. Kendimi bilmeyi bıraktım. Yanıtı olmayan bir soru olarak geldim ve sorusu olmayan bir yanıt gibi de gidiyorum.

İçimdeki insanı yitirdim kayboluyorum ....


İSTERDİM Kİ BABAM ÇIKIP GELSE BENİ SARSA YEMİN EDERİM HER ŞEYİ UNUTACAĞIM... 


  Gecelerin kokusu bir başka oluyor . Bu şehirde sokağa bir yankı, bulvarlara yalnızlık düşüyor.  kandırılmış bir İsa gibi, çarmıha geri...