22 Ocak 2020 Çarşamba



Niğde günlükleri
                                     23 Ocak 2020
                                                                     Saat 00: 28

Şimdi;
şiirlerime yaslanıp, sahte bir kahkaha
patlatabilirsin.
Hakkındır..

Hikâyelerim, oldukça sıradandır sevgilim
En çok;Yanlız bürokratların, müthiş kalabalıklarına söverim.

Rakamları pek bilmem ama, sosyolojik denklemleri çooookkkk
iyi çözerim.

Benim yerime başkasını sevişini izliyorum bugünlerde.
-sahi ya ; beni neden sevmemiştin ki ?
Hıı ? Beni neden sevmedin...

Sebep ne bilmesem bilsem ne çıkar.

Her neyse geç olmuş saat işte .
Uyuyacağım..
Herkese iyi geceler.

Sana ise;
sevgisiz kal
ama,
ölme istemem..




21 Ocak 2020 Salı



                      Niğde günlükleri
                                                                 22 Ocak 2020

Tartışmayı sevmiyorum, uzunca konuşmak hoşuma gitmiyor diye.
Birilerini anlamak veya kendini anlatmaya çalışmak, başlı başına zorlandığım bir durumdu.

Ama Evreni anlamaya çalışıyorum. Yazmayı, ölüm anımda özgür olabilmeyi ve seni...

Yanımda olmadığın için, yalnız yürümek hoşuma gidiyor. yalnız
yürümeyi , yalnız uyumayı, yalnız kitap okumayı ve yalnız kalmayı seviyorum.

Belkide yalnızlık zoruma gidiyordur.

Senide sevmiyor olabilir miyim ?

Yokluğun...

Yeri degil ama;
Bin yılların kopuk tarihini baştan yazan tarihçilerde midemi
bulandırıyor.
Göğüs kafesleri olmadıkları halde, aşk diye bağıran şairler
ruhumu iğrendiriyor.

Neyse; Neredesin şuan ? Ne yapıyorsun bu  saatte ?
Mutlumusun? Yada iyimisin?
Ben iyi değilim!de... o yüzden sormuştum.

Çok özledim ve özlemeyi hiç sevmediğimi söylemişmiydim ?

20 Ocak 2020 Pazartesi

                         Niğde günlükleri

                                                     21 Ocak 2020     

Herkese iyi geceler.
Sana ise;
Yeryüzündeki tüm hikâyeler ve gökyüzüne dokunan her
kelimeyi unutacak kadar sevmiştim.
Herşeyi Bu denli olağanüstü ve korkunç yapan şey tam
olarak buydu..


Saat 00:28


19 Ocak 2020 Pazar

                       Niğde günlükleri         
                                                        19 Ocak 2020

Asâbı'nı bozmuşlardı kaşlar'ımın,
Öfkeliydim.
Gürültücü ağababa'lar kahkahalar içindeyken;
İntihar provası taze bitmiş biri daha
atlamıştı şehrin köprüsünden.
Birkaç izleyiciydim bu gerçek drama sahnesinde,
Ve Boğulmuştum,
mağrur bir kadının bakışlarındaki gökyüzünde.
Ukala öğrencinin teki,
Gazete serdiğimiz bedeni ezmişti iyimi ?
Suyun ruhuna andolsun ki
Ateşe tapan kâbil daha mütevaziydi!
... bişey olmazmış dedi.
Öfkeden kuduran bilgeler sokulmuştu düşlerimin ortayerine,
Ya, saldıracaktım ağzını burnunu darmadağın edip.
Ya da yanarak ölmemi emrediyorlar'dı anlıyormusun ?
Öğrenciydim Selma, yaşım henüz 22,
Özür dilerim,
Kötü bir hafızam var,
Her seferinde baştan diletmişim...
Sonunda, kan revan içindeydi yüzü,
asabi bir devlet geçmiş gibi üzerinden.
Ve haklıydım Selma haklı !
Ve mutlu.
Yanı başımda
intihar eden gururlu bir cesetle gülümserken bulmuştum
kendimi.
Mutluydum Selma,

Asabi ķaşlarımla okula döndüğümde;
Hocam,
Atatürk'ün ilke ve inkılaplarını anlatıyordu...
bir daha o ders'e hiç girmedim.
Anlıyorsun değil mi beni Selma..?


17 Ocak 2020 Cuma

Sevgili okur ; Kitreli Niğde'nin bir beldesidir.

Ne de özlüyormuş insan 
Ah Kitreli merhaba,
                                       
                                        Niğde günlükleri 18 OCAK 2020
    

Kendimi biraz yorgun hissediyorum ; hakkımda söyleyeceğim tek şey bu...

Sadece yazmak istiyorum , doldu beynimin her ücrası
Yazmalıyım .
"Yoksa öldürecek beni bu demir,
bu beton,
bu şehir ,
bu kılıktan kılığa giren, yakışanı bulana kadar her türlü kötülüğü üzerine deneyen insan soyu. Öldürecek beni..."
 Yazmalıyım...

Merhabalar,
 ben bu yerlerden biriyim.
Çocuk yaşımda sevdalanıp göçüp gittim.
Çok geçmeden , saksıdaki çiçekleri vurdu birileri.
Toprağıma sızı doldu.
Çürüdü köklerim.
Ve çürümek ,
ölüm kadar yanı başımda.
Tenim,
 toprağın soğunu tadıyor.
Ve gelecek ölüm...

Ölüm beni geldığim yere, Nisyan'a götürüyor tekrar.
Yüzüme gün ışığı vurmuyor artık.
Ve ,
hayatımım edebi rengini dar ve sessiz boşlukta bulmaktayım..

Bu gece derinliklerden sesleniyorum . Bu gece en çok sevdiğim şarkıyı koynuma alıp sarılıp yatacağım.

Bu gece fazla geldin bana,
 içime sığmadın taştın bu yüzden ki ;
Canımın çiçeği Kitreli , seninle kavgam bitti.

Kötü olan bütün anılarımızı sildim.

Seni daima güzelliğinle, güzel olan bütün anılarımla hatırlamaya yemin ettim.

Başka türlüsü güç benim için.

Bu yüzden ki ;
Bir Temmuz akşamı,
Ellerini hatırlayacağım,
Dünyanın neresine gidersem gideyim burda bir yerlerde olduğunu varsayarak yaşayacağım,
önceden sana ait evin olduğunu ve onu sattığın kişinin evin duvarlarını yükseltmesinden duyduğun hoşnutsuzluğu.

Ve bir gece yarısı hastalanan yeğenini hastaneye götürdüğünde sana yaklaşan bir adamın rahatsızlığındaki engeli o gücenmesin diye başka teleffuzlar aradığını.

Merhametini hatırlayacağım ve nefretini,seninle dinlediğim son şarkının nakaratını,

sabahları güneş doğmaya devam ediyor ve ben hala o vakitler sen diye dua ediyorum .
Zor duaya kabul var mı ?

Yüzündeki gülüşü ve beni sevdiğini biraz olsun hissettiğim zamanları hatırlayacağım.


Yani ben öyle hisettim belki hiç sevmedin.

Kalbim bedenimde soğumaya devam edecek ve ben seni özlemeyi hiç ihmal etmeyeceğim.

Canımın çiçeği Kitreli.

Karanlık çöküyor aniden bu civarlara.
Kaç kere saydım bu vakitler yıldızları ,
Kayan yıldızın tuttuğun dileğin olmak için.
kimse anlamadı...

Uyanıyor derdinden bu şehir işte.
Biraz sancılı,
Biraz yalnız.
Birazdan ben doğacağım.
kundaktaki bir çocuk gibi karşıla beni. Darmağın bir vaziyette özgürce konuşmak seni ,
ah ne umut verici bu şehrin dinliğine...
Ah Kitreli ,
Canımın çiçeği,

 hoşçakal ...


  Gecelerin kokusu bir başka oluyor . Bu şehirde sokağa bir yankı, bulvarlara yalnızlık düşüyor.  kandırılmış bir İsa gibi, çarmıha geri...