20 Temmuz 2019 Cumartesi


21 yıl olmuş artık.
İnanabilir miyim artık insanlara vakti gelmiş midir bunca zaman sonra,
Şimdi açabilir miyim yasemin kokan sandığı
yoksa yine yanılır mıyım ?
Ya yanılırsam ...
İçimde koşan alaca At'ım , beni bırakır mı?

Bu nasıl gurbettir ya rab ?

Gözlerimi açtım öyle bir hengamenin içinde buldum ki kendimi.
Şaştım.

Bizi bir at sırtına verdiler.
 Daha 6 yaşındaydım ömer 5.

"Şimdi babanızı uçsuz bucaksız semalarda korkusuzca haykırarak bulun "dediler.

Biz her gün at nallarının gürültüsü içinde semalara yükselerek babamızı bulabilmek için kandırıldık.

Dağlara destursuz koştuk "babaaaaa" diye .

Ses veren olmadı.

Kandırıldık... insanlara küstük..

Atları evimiz belledik dağları sesimiz.
Boynumuzda  bir fotoğraf .
Küheylân gibi koşturulduk at sırtında .
Düşe kalka büyüdük.
Ömer bugün asker.
 "askerin babası gelsin " dediler ...
Büyük bir bozgun büyük bir hengame büyük bir sessizlik büyük bir yutkunuşun içinde biz yeniden vurgun yedik.

Atların sırtından bizi şimdi aldılar.
Şimdi dağlara seslenişimizi yazsınlar
Ben alaca At'ın bozgun kızı selma
Ben alaca atın hengame oğlu ömer
Biz dağların çocukları... Gurbet yedik.

1 yorum:

  1. Ne kadar hüzünlü.. ne kadar içten.. ne kadar samimi.. ve ne kadar derinden....

    YanıtlaSil

  Gecelerin kokusu bir başka oluyor . Bu şehirde sokağa bir yankı, bulvarlara yalnızlık düşüyor.  kandırılmış bir İsa gibi, çarmıha geri...