Bundan 2 ay önce ,
"Beni babam yarım bırakmışken sen mi toplayacaksın boş versene "diye bir cümleye denk geldim.
"Kocaman bir yaşanmamışlığın açtığı sonsuz boşluğun ıstırabını itinayla taşır gibi"ydi.
Ne çok benzettim kendime.
Kala kaldım.
Saatlerce aklımdan çıkmadı.
Satır aralarına bile sığdıramamıştım ki ben babasızlığı.
Ne çok sözcük aramıştım.
Hangi sözcük karşılar ?
Babalar nasıl kokar ?
Babalar ne kadar güçlüdür?
Babalar ...
Hiç bilmiyorum.
Elde mi
21 yaşına geldim.
çocukluğumda yaptığım gibi ,
başımı ellerimin arasına alıp düşünüyorum halen.
İçim burukluğun ötesinde bir boşluk.
“Yalnızca babası olmak istedim çocukluğumun''
Çok mu bir şey istedim ?
Altı üstü elimi tutacak okula bırakacaktı beni.
Ben el sallayacaktım arkasından.
Akşam iş dönüşü boynuna atlayacaktım ceketinin iç cebine sakladığı çikolatalar benim olacaktı.
Bisikletten düşecektim belki ,
Tutup kaldıracaktı.
Sonra mahallemizdeki çocuklar topumu vermeyince "babama dersem görürsünüz" diyecektim.
Babam olsaydı..
onlar beni yere itemezdi.
Ağladığımı gören bir komşu değilde babam olacaktı elimden tutup eve götüren.
Üzerim kirlendi diye birde annemden azar yemeyecektim.
Babam olsaydı arkasına saklanırdım.
Gidip bir kapı arkasında sessizce ağlamazdın.
Büyürsem dedim hep,
büyürsem .
Geçer dedim.
Geçmedi ...
Bugünde olduğu gibi geçmedi.
Bir çocuğun kalbinin üzerindeki tabutun ne anlamı olabilir ki ...
Kim bilir ne zaman çizdi...
Hiç kimse baban değil hiç kimse o değil...
:(
YanıtlaSil