Ve zamanın ağarmayan sancılı doğuşu,
Yüzüme tüm esmerliğiyle çarptı.
Yıkık dökük odam , eskimiş yüzüm
Birazda ben kadar eskitilmiş muhabbet masam.
seni konuşur oldu.
Buraların soğuk bir tarafı oluveriyor
bazı günler koğuşun bayatlamış çayını alıp ısınıyorum
Pencere ötesini parmaklıklar ötesi yaptım.
Gece yarısı hep bizim oluyor.
Ve zamanın ağarmayan sancılı doğuşunda ,
Cebime sığdıramadığım fotoğrafına şiirler yazıveriyorum bu vakitler.
Bir gülüşün oluyor sonra...
Elim titriyor ,
arada bayat çayımı
üzerime döküyorum , bende gülüyorum.
Her ne kadar çayımda ben kadar eski diyorum.
Deniz eskim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder