Manevi intihar
Yaşananlara dair söylenmesi gereken çok şey var aslında.
Aslında insanlara dair çok şey..
Bütün bir geceyi uykusuz geçirmeme sebep olan şeyleri bir nefeste anlatmak kolay değil elbet.
O kadar şey biriktiriyor ki insan !
Kimsenin karşılığında bir şey söylemesi de gerekmiyor. Bunu beklemiyor da.
Kim nasıl cüret eder ki buna ...
Bitiktirdiğin biriktirdiğimiz zamanların , zamanla manevi intiharların bir parçası olduğunu kavradıktan sonra sadece puzzle-nın tamamlanmasını bekliyoruz...
Ve bir gün o şah eser ,
eksik puzzlenın parçasını tamamladığımızın haberdarı olmadan göç etmiş olucaz..
Ne yazık ! Öyle değil mi?
Üniversite de takip ettiğim ve zamanla benim için vazgeçilmez olan bir derginin kapağında ki şu söz hayatımdaki en anlamlı yeri teşkil ediyor ..
"Hepimiz ölecek yaştayız..."
Uykumu paylaştığım bir odam var ,penceresi yaz boyu açık.
Perdesi hafif aralanmış arada bir ay ışığının ilham olduğu bir odadan bahsediyorum.
Düşüncelerim kadar yorgun olmasa da bir ağaç var gece boyunca yapraklarını seyrettiğim.
Birde bir tınıyı duyumsamak istiyorum tüm bu olanlar içinde..
Bugün 19 Aralık 2021.
Öyle böyle derken zamana darıldım .
iç sesimin ruhumu yaşlandırışını izliyorum.
Yutkunamıyorum.
Yüreği buruk içi hüzün dolu gazellerle kaplanmış canım Kendim;
Kendimi o kadar anlatmak istedim ki tarifi'ni bulamadım sonunda varlığım tükendi.
Tükenmişliğimin lügatinı aramak istedim.
Mürekkep niyetine ruhumu kullandım çoğu kez .
Hem zaten başka işe yaramıyordu.
Kimseden çıkartmadım öfkemi.
Kendi içime savrulup durdum her defasında.
Kendime bağırdım anılıyor musun kendime..
Kendime sarıldım sonra ..
Şimdilerde Içimde donmuş nice gözyaşı var .
Mesela üzerine hiç düşünmediğim bir konu yok ,
hiç ıskalamadım yaşananları,
yaşanacak olanlar da beni ıskalamadı ..
Gözüme ilişen kırmızı renkli biçimsiz reklam
tabelaları oldukça rahatsız ediyor beni. Anlaşılan o ki Büyükşehir belediyesi çalışmıyor bu günlerde .
Yoksa kaçırırmıydı böyle bir tabelanın vergisini...
Sarıyorum saçma sapan peyzaj mimarlığınıza Çimlere "ÇALIŞINCA OLUYOR" yazmakla da bir şey olduğu yok bu şehirde hala anlayamadınız. Her neyse Çağımın yurttaşları ! konum bu değildi bir an orda buldum kendimi.
Dedim ya düşünmediğim bir şey yok..
Şu soğuk günlerde üşüyen ellerimizi ısıtacak
sıcak bir fincan çay muhabbeti kurmak isterdim lakin kur yeterince sıcak zaten..
Boşverelim...
Durup durup iteliyorum kendimi
kim olduğumdan kuşkuluyum.
Dışarıda deli gibi bi hayat akıp gidiyor.
Peşine koşsam..
Peşine koşsam..
bir iki adım sonra sessizce kenara yığılacağımı biliyorum.
Dünya yeterince zalim ve insan kırılgan..
Benn
Bennn
Sanıyorum ki hepsinden kaçtım.
Bir sokak ötede tuttulan sanki ben değilmişim gibi.
Soluklanan ciğerim acı veriyor..
Anlıyor ve görüyorum ki
Durgun suda çürüyen gemiler gibi, durgun insan da çürüyormuş içinde ..
19 .12.2021 / kocaeli
(Bir pazar gecesi)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder